İnternette gözetlemeden bıkan kullanıcılar kendi internetini kurdu: Meshnet

Türkiye’de “Meshnet” olsa, yani bir kişi uydudan internete çıkıp modemi ile internet erişimini mahalleye tıpkı ABD’nin mahalle radyoları gibi ücretsiz dağıtsa fena mı olurdu?

Bireysel İnternet için merkezi telekom şebekesine ne gerek var?

Meshnet bilgisayar adresinizi gizleyerek devletlerin ve şirketlerin internette hangi siteye girdiğinizi görmesini engelliyor. İstihbarat örgütlerinin, Google veya Bing gibi web arama motorlarının e-postalarınızı ve sohbet mesajlarınızı okumasını önlüyor. Meshnet’e gerçek kimliğinizi cümle aleme ilan etmeden “anonim olarak” giriyor ve fişlenmekten kurtuluyorsunuz.

Amerika’dan Gana’ya ve iflas etmiş Yunanistan’a kadar birçok ülkede meshnet kullanıcıları internete böyle giriyorlar. Meshnet telekom şirketlerini ve internet şebekesini aradan çıkarıyor. İnternette verileriniz bilgisayardan bilgisayara aktarılıyor. Bilgisayarınız plajdaki milyarlarca kum tanesinden biri oluyor ve böylece internete girdiğinizde sizi takip etmek zorlaşıyor. Yine de tam güvenli meshet için VPN ve şifreleme kullanmak gerekiyor.

Ücretsiz özgür internetin adı “meshnet”

ABD’de Maryland ve Seattle’dan,  iflas etmiş AB ülkesi Yunanistan’ın başkenti Atina’ya kadar dünyanın dört bir yanında insanlar hızla interneti terk ederek “meshnet”e geçiyor.

Meshnet ya da Türkçe adı ile “Ağ Örgüsü” sıradan kullanıcıların, bizzat biz bireylerin kurduğu kişisel kablosuz internet ağlarından oluşuyor. Pratikte, bir kişi uydu internet şirketine para ödeyerek uydudan internete çıkıyor. Daha sonra geniş bant internet erişimini mahalleye ücretsiz dağıtıyor. Siz de karşı komşunuzun modemi ile internete girmiş oluyorsunuz. Bunun için Türk Telekom, Superonline gibi bir şebeke kullanmıyorsunuz.

Meshnet merkezi telekom şebekesini, devletin ve şirketlerin tek noktadan denetlediği telefon santrallerini kullanmıyor. İnternette siteden siteye gezinirken bunu mahalledeki komşu bilgisayarlara bağlanarak yapıyorsunuz. Verileriniz kablolardan, telefon santralinden geçmiyor. Bilgisayardan bilgisayara aktarılarak internete geziyor.

Meshnet, kulaktan kulağa internet

Sistem Torrent siteleri gibi işliyor: İnternet bilgilerinizin bir kısmı uyduya bir bilgisayardan çıkarken, gezinme bilgilerinizin diğer kısmı ise başka bir bilgisayardan uyduya çıkıyor. İnternete biraz komşunuzdan, biraz köşedeki bakkal amcadan bağlanıyorsunuz. Böylece internette milyonlarca bilgisayar arasında gizlenerek bir nevi görünmez oluyorsunuz.

Bu şekilde beyin hücrelerimizin, nöronların kurduğu sinir ağlarını anımsatan meshnet, kullanıcıyı “dağıtık” yapısı ile interneti şirketler ve devletlerin tekelinden kurtarıyor. Meshnet özgür ve sansürsüz internet, bilgiye özgürce ücretsiz erişim anlamına geliyor. Meshnet klasik IP adresi kullanmadığı için, Torrent sitelerinde olduğu gibi sahte kullanıcı olarak sisteme girip film indiren insanları IP adreslerinden takip etmek pek mümkün olmuyor. Meshnet’in tek bir merkezi sunucusu, günlük (log) kaydı yok.

Bugün siz de meshnet kullanıyorsunuz

Dairenizdeki modemle sağladığınız internet erişimini apartmandaki komşularınızla paylaştığınız zaman ya da amcanız evinize gelip Android telefonunu odanızdaki Wi-Fi modem ile internete bağladığında, aslında siz de bir tür meshnet sistemi kurmuş oluyorsunuz.

TTNET gibi servis sağlayıcılar kullanıcı sözleşmesine “Benden aldığın internet erişimini hane dışında, örneğin karşı sokaktaki komşunla paylaşamazsın” gibi yasal içeriği tartışmalı maddeler koyuyor. Ancak, TC yasalarında interneti başkalarıyla ücretsiz paylaşmanızı engelleyen bir madde yok. Meshnete elinizdeki telefonu arkadaşınızın evindeki modeme bağlar gibi Wi-Fi bağlantısı ile giriyorsunuz.

Süper Wi-Fi ve meshnet

Bugün, dünyanın yoksul bölgelerinde 100 km menzilli Süper Wi-Fi modemlerin kullanılması planlanıyor. Evimizdeki modemlerin menzili sokaklarda genellikle 1 kilometreyi aşmıyor, ama Süper Wi-Fi yüksek bir tepeden üç ayrı vadideki onlarca yoksul köye tek antenle internet erişimi sağlayabiliyor (IEEE 802.22 standardı köylere 100 kilometre uzaktan 22 Mbps bağlantı hızı sağlıyor. Sahi biz 16 Mbps ADSL veya 3G’ye kotalı ya da adil kullanım kotalı (!) olarak ne kadar ödüyoruz?).

Süper Wi-Fi bugün İstanbul’da olsaydı, cep telefonu baz istasyonlarının yaydığı manyetik alanların kanser yapma riskini de azaltmış olacaktık. Sadece tek bir geniş bant Süper Wi-Fi baz istasyonu ile, Bağdat Caddesi’ndeki Kızıltoprak-Bostancı hattına ses ve internet hizmeti vermek mümkün olacaktı. Çatılarımız da mimari yapıların, şehrin güzelliğini bozan baz istasyonu işgali altında olmayacaktı.

Meshnet’in en büyük avantajlarından biri bu: Evden eve, sokaktan sokağa yayın yapmak için baz istasyonuna gerek yok. Üniversite kampüslerinde kullanılan ve orta halli birkaç hayırsever vatandaşın satın alabileceği kadar hesaplı fiyatlarla sanayi tipi “uzak kablosuz erişim noktaları” kurabilir ve bir sunucudan yararlanarak interneti bütün mahalleye dağıtabilirsiniz. Bu sunucuya bağlanacak olan sıradan kullanıcının yapacağı tek harcama modem satın almak olacaktır. Pardon, siz zaten modem kullanıyorsunuz :).

Meshnet artı güvenilir bir VPN hizmeti: En güvenli çözüm

“Seattle Meshnet” projesinin liderlerinden Dan Ryan, meshnet sisteminin merkezi telefon dinleme ve internet takip sistemlerini bir anlamda devre dışı bıraktığını söylüyor. Sonuçta devletlerin PRISM, Phorm, TrapWire, FinFisher gibi dinleme sistemleri kurduğu telekom şebekesini kullanmıyorsunuz. Bu yüzden sizi takip etmeleri büyük ölçüde zorlaşıyor. Buna bir de güvenli VPN hizmetini eklerseniz gerçekten görünmez oluyorsunuz.

Zaten internet gözetleme sistemleri genellikle “şifre kırarak” değil, telekom şirketlerine “gizlice kaynak yaparak” çalışıyor. Siz uydu modem kullanan arkadaşınıza anonim olarak bağlanınca, uydu hizmeti veren telekom şirketiyle anlaşarak sizi görmek ve gözetlemek de imkansız hale geliyor. Bu güçlüğü aşmak için özel dinleme araçlarının kapınıza park etmesi gerekiyor. Devletler bunu ancak birkaç önemli kişi için yapabilir. Sıradan vatandaş için değil.

Meshnet standart bir mahalle radyosu gibi kendi kanallarıyla yayın yapıyor. Meshnet’i kuran hackerlar, ticari internet bağlantıları ve telekom şebekesi yerine, kendi kontrol ettikleri sinyallerle internete giriyor. Meshnet üzerindeki her bir sinyal aktarma düğümü aslında basit bir anten (uzak erişim noktası, modem ve/veya router) ve bilgisayardan oluşuyor. Her bilgisayar internet sinyalini kulaktan kulağa konuşur gibi yakındaki bilgisayarlara aktarıyor.

Mahallenin internet radyosu

Maryland Üniversitesi’nde okuyan Alexander Bauer’ın hayali, yıl sonunda üniversitenin kampüsünü bir bütün halinde telekom şebekesinden çıkarıp meshnet ile internete bağlamak. Üniversite standart internet erişimini koruyacak, ama meshnet sayesinde öğrenciler telekom şirketlerinin “yardımı” olmadan kendi alternatif anonim internet ortamlarını yaratmış olacaklar. Bunun için bir de kendilerini gözetleyen şirketlere “abonelik ücreti” adı altında para vermeyecekler!

Meshnet’in bir diğer örneği İspanya’nın Katalonya özerk bölgesinde hayata geçirildi. “Guifi.net”in hikayesi de ilginç: Adı defalarca dinleme ve güvenlik açığı skandallarına karışan Oracle şirketinin eski çalışanı Ramon Roca, 2000’lerin başında çiftliğinde hem kendi elektriğini üretmek hem de kendi internetine girmek istedi ve meshnet sistemine geçti.

Şimdi Roca’nın meshnet ağı Guifi.net, 21 binden fazla kablosuz erişim noktası ile Katalonya’nın neredeyse tamamına hizmet veriyor. Guifi.net internette bağımsız web sitelerini barındırmak için sunucu ve video konferans hizmetleri sunuyor, internetten üzerinden radyo yayınları yapıyor.

Haydi interneti kestiniz, meshneti nasıl keseceksiniz?

Mısır’daki Arap Baharından Suriye’ye kadar çıkan bütün toplumsal olaylarda görüyoruz ki, halkın gösterilerle sıkıştırdığı politikacıların ilk işi interneti kesmek oluyor. Peki, Türkiye’de meshnet kurulursa nasıl kesecekler?

Meshnet Türkiye’nin yoksul bölgelerini şehirlerle birleştiren bağımsız bir iletişim ağı olmaya aday ve meshnetin potansiyeli çok büyük. Örneğin Guifi.net yakında hastaneleri ve belediye binalarını İspanya telekom şebekesinden tümüyle bağımsız olarak döşenen özel fiber optik hatlarla birbirine bağlayacak.

İspanya’da belediyeler bizdeki gibi iktidar partisinin büyükşehir belediyelerinin kontrolünde değil tabii. Avrupa Birliği’ndeki belediyeler genellikle son derece yerel ve özerk oluşumlar. Bu noktada meshnetin merkezi olmayan, dağıtık, özgür yapısının aynı zamanda temsili demokrasinin yerine geçecek olan “doğrudan internet demokrasisinin” önünü açtığına da görebiliyoruz. Bu yaz sonunda Katalonya’nın Gurb kasabasındaki Devlet Hastanesi’nin bile Guifi meshnetine bağlanmış olması bunun en somut kanıtı.

Ağ tarafsızlığı

Bugün internetin Türkiye’de ve dünyada pahalı olmasının en önemli nedenlerinden biri ağ tarafsızlığının olmamasıdır (network neutrality). Örneğin Türkiye’de internet ve telefon şebekesinin büyük kısmı Türk Telekom’un kontrolünde bulunuyor: Superonline gibi şirketler ve operatörler Türk Telekom şebekesini kullanmak için devlete büyük paralar ödüyor. Bunun parasını da yüksek internet ücret tarifesiyle biz abonelerden çıkarıyorlar.

Türk Telekom hem ülkemizin telekomünikasyon şebekesine sahip, hem de yine kendi internet şirketi olan TTNET’i işleterek internet sektöründeki Superonline gibi firmalarla haksız rekabet ediyor. Bu sakat yapı firmalar arasındaki rekabeti kızıştırıyor. Bir firmanın şebekesinden başka bir internet firmasının trafiği geçerse doğal olarak kendi trafiğine öncelik veriyor ve diğer firmanın trafiğini yavaşlatıyor. Türk Telekom ayrıca “arabağlantı ücreti” alarak internetin pahalı olmasına neden oluyor.

Meshnette ise “ağ tarafsızlığı” var. Altyapısı güçlü bir meshnetten internete girerseniz, kimse sizin internet hızınızı yavaşlatmaz. Akşam herkesin internete girdiği yoğun saatlerde YouTube videolarınız takılmaz veya online video oyunu oynarken senkron hatası, oyundan kopma (disconnect) veya gecikme (lag) yaşamazsınız. Tüm dünya meshnet kullanıyor olsaydı, herkesin internetten sabit yüksek hızlarda “Torrent film dosyaları” indirmesi bile sorun olmazdı (yeterli altyapı olduğu sürece).

Süper düşük maliyet

Bugün vatandaşın vergileriyle döşenen Türk Telekom şebekesinin, bütün ülkeyi kaplayan internet ağının maliyeti nedir? Kaç milyar dolar? Peki, bütün Türkiye’yi kaplayacak meshnetin kişi başı maliyeti nedir? Hemen herkes için bir modem ve router kadar; işte o kadar!

Çünkü meshnet, özellikle kablosuz meshnet tek tek modemlerden oluşuyor. Kablosuz meshnet için şehir trafiğini altüst ederek ya da doğayı tahrip ederek çukur kazıp yola kablo döşemiyorsunuz. Kullanıcılar evindeki modemi birkaç basit ayarla birbirine bağlıyor. İnternet kullanıcılarının evinde modem olduğuna göre pratikte meshnet neredeyse bedavaya geliyor.

Halkımıza, şehirlerimiz ve köylerimize yüksek hızlı istikrarlı internet erişimi sağlamak için birkaç gönüllü startup girişimci çıksa ve telekom şebekesinden bağımsız fiber optik kablo döşese bu iş biter ama bizde zor. Bizde Superonline’ın İstanbul’a kablo döşemesi için bile fahiş paralar istiyorlar. Hatta Superonline parayı ödemeyi kabul etse dahi bakanlık belediyelere baskı yapıyor ve kazı izni vermiyor. Oysa TTNET her yeri bedavaya kazıyor ve istediği hattı döşüyor. İşte Türkiye’deki durum bu.

Meshnet ile sadece kazı parasından ne kadar tasarruf edebileceğimizi bir düşünün. Sonra da diyoruz ki internet ucuz veya ücretsiz olsun. Bu şartlar altında nasıl olacak? Elbette meshnetle olacak.

Gizlilik için VPN yetmez mi? Neden meshnet?

Elektronik Sınır Vakfı (Electronic Frontier Foundation) ABD istihbarat örgütü NSA’in PRISM programı ile bütün dünyadaki interneti takip ettiğini öğrenince, sıradan kullanıcıların bile basit e-posta şifreleme programları kullanmasını önerdi. NSA ve İngiliz istihbarat örgütleri bugüne kadar 30 VPN şirketinin şifresini kırmış, 2015’e kadar 300 VPN şirketinin şifresini kıracakmış. Elbette kullanıcılar internete yapılan bu sistematik saldırıya cevap verecekti!1

Ancak kaç kişi bugün e-posta mesajlarını veya telefonunu şifrelemeyi biliyor? Kaç kişi günlük iş koşuşturması içinde akşam eve kendini yorgun atarken bununla uğraşmak istiyor? Kaç şirket insanların kolay kullanacağı şifreleme uygulamaları sunuyor? Meshnet işte bunun için var. Şifreleme kullanmasanız bile meshneti yapısı itibariyle takip etmek çok zor. Biraz meraklı kullanıcılar meshnetin üzerine bir de güvenli VPN hizmeti kurunca tümüyle görünmez oluyorlar. Evet güvenli VPN de var ve bu hafta başka bir yazıda anlatacağım.

İnternete kardeş Sanal Meshnet

Amerika Birleşik Devletleri’nde meshnet uygulamaları sadece fiziksel dağıtık modem ağlarından ibaret değil. Bir de normal internet bağlantısı ve telekom şebekesi üzerinden işleyen ama Torrent’tan dosya indirmek gibi tümüyle “eşler arası” olan (peer to peer, P2P) sanal bir meshnet ağı var. Bunun adı Hyperboria.net4.

Hyperboria.net belli ki adını Barbar Conan çizgi romanlarındaki mistik ulaşılmaz ülke Hyperborea’dan almış. Bu sistem de Tor hizmeti gibi şifreleme kullanıyor ve telekom şebekesinden internete anonim olarak girmenizi sağlıyor. Ancak Hyperboria’nın önemli bir özelliği daha var. Bu bir “sanal meshnet” hizmeti.

Bireysel modemler telekom şirketlerinin yerini alacak

Merkezi olmadığı için, yani internete aynı anda 100 kişinin bilgisayarından tek bir Torrent dosyasının 100 farklı parçasını indirir gibi girdiğiniz için meshnette devletlerin sizi gözetleme imkanı bulunmuyor. İnternete Hyperboria sanal ağı üzerinden girdiğinizde, aslında bant genişliğinizi Hyperboria’ya katılan diğer kullanıcılarının kapasitesi üzerinden kullanmış oluyorsunuz.

Tabii bu sistemde ABD’deki Verizon veya AT&T gibi telekom şirketlerinin kullanmanıza izin verdikleri bant genişliği ile sınırlısınız. Ancak, Hyperboria yakında fiziksel meshnet sistemine geçerek tümüyle bağımsız olacak.

Güvenli meshnet için şifreleme kullanmak şart

Bununla birlikte, Türkiye gibi meshnetin yaygın olmadığı ülkelerde meshnet ayrıcalıkları yaşamak isterseniz, Hyperboria gibi sanal meshnetler kullanmaya başlayabilirsiniz. Şu anda Hyperboria kendi blog sayfanızı açmanıza izin veriyor, şifreli e-posta hizmeti ve reddit benzeri forum hizmetleri sunuyor.

Bilgisayar uzmanı Caleb James DeLisle, ABD’nin Seattle şehrindeki Meshet modemlerinin Hyperboria hizmetinden yararlanması için IPv6 tabanlı cjdns yazılımını geliştirmiş. Cjdns doğru kullanılırsa daha güvenli internet erişimine izin veren internet erişim protokolü IPv6’yı dünyanın en güvenli şifreleme tekniklerinden biri olan “genel anahtar şifrelemesi” ile birleştiriyor. Bu sayede internete anonim erişim hizmeti sunuyor.

Bilgisayarlar internete çeşitli iletişim protokolleriyle giriyor. Bunlardan en yaygını ise Türkiye’de kullanımda olan IPv4. Ancak IPv4 güvenli olmayan eski bir sistem, internette teknik takibi kolaylaştıran bir sistem ve son haberlere göre Türkiye IPv6’ya geçişte sınıfta kalmış durumda: Başta Türk Telekom olmak üzere ülkemizdeki telekom şirketleri, operatörler buna yeterli yatırım yapmamışlar (Sizce neden?).6

Sanal meshnet Hyperboria neden güvenli?

 

Cjdns kullanan Hyperboria.net üzerindeki bilgisayarınız ile diğer eşler arası bilgisayarlara herkesin kullanabileceği paylaşımlı, ortak bir IP adresi ile bağlanmıyorsunuz. Bunun yerine, cjdns yalnızca şifre testini geçen güvenli bilgisayarların birbirine bağlanmasını izin veriyor. Bu noktada sistem şifreli bir Torrent bağlantısı gibi çalışıyor. Bu da internette sizi gözetlemelerini engelliyor.

Seattle Meshnet, Hyperboria’ya geçmek için internet üzerinden halktan bağış topladı (crowdfunding, kitle kaynak fonu). Hyperboria’dan yararlanmak isteyen kullanıcıların internet şebekesine routerlarını/modemlerini bağlaması yeterli oluyor. Böylece sanal meshnete girebiliyorlar ve yine bu sayede yakın gelecekte fiziksel meshnete de girecekler.

Google ve Gmail de şifreleme kullanıyor ama güvenli değil

 

Gmail e-posta iletilerinizi şifreliyor, ama ARACILAR (telekom şirketi, hattınıza telekom şirketinin izni ile kaynak yapan devlet; hatta son haberlere bakılırsa, Google sayfası kılığına girip trafiğinizi çalan NSA7) bütün e-maillerinizi görebiliyor. Oysa Hyperboria’nın eşler arası iletişiminde, internet zincirindeki bütün bağlantılar tek tek ve tümüyle şifreleniyor.

Telekom şirketi internette ne yaptığınızı görmüyor. Sadece veri trafiğinin hacmini, yani saniyede kaç megabitlik veri akışı gerçekleştiğini görebiliyor. İnternette gizlilik için geliştirilmiş “hyperboria.name” şifreli e-posta hizmetini kullandığınız zaman (karşı taraf da bunu kullandığı taktirde) e-posta mesajlarınız da görünmez oluyor. Ancak, karşınızdaki kişi mesajınızı herkese açık ofiste okursa ya da başkasıyla paylaşırsa veya alıcınız şifreli bilgisayar kullanmıyorsa gizliliğin bir anlamı kalmıyor.

DeLisle bu nedenle şifrelemenin herkes tarafından benimsenmesi gerektiğini, şifrelerin halk arasında gazete kağıdı ya da ekmek gibi yaygınlaşması gerektiğini söylüyor: “İnsanlar Facebook kullanmaya devam ettikleri sürece onları gözetleyecekler. Hayatın gerçeği bu.”

Meshnet “darknet” olur mu?

Devletler insanları gözetlemeye bir bahane arıyorlardı ve bunu çocuk pornosu ile mafya dünyasında buldular. Popüler ama yanıltıcı propagandaya göre, internete şifreli girmek çocuk pornosu tacirlerinin, uyuşturucu satıcıları, silah kaçakçıları ve teröristlerin işine geliyor. Bize diyorlar ki gizleyecek bir şeyin yoksa neden şifre kullanıyorsun?

Bildiğiniz gibi bu, Roma döneminden beri, 2000 yıldan uzun bir süredir geçerli olan “İnsanlar suçu kanıtlanana kadar masumdur” ilkesine aykırı bir yaklaşım. Bunu söylemek, vatandaşa baştan suçlu muamelesi yapmak demek.

İnternet suçlarını önlemek ve aileyi korumak için özellikle meshnet

Ben bir vatandaş olarak anayasadaki hükümlerle koruma altına alınan “özel hayatın gizliliği” hakkına sahibim. Benim bir özel hayatım, ev halim var. Banyoya giderim, odamda yalnız otururum. İnternet faaliyetlerimiz de hayatımızın bir uzantısı ve ayrılmaz bir parçası olarak bu hakka sahiptir. Mahremiyet hakkımızın, özel hayatın gizliliğinin mutlaka korunması gerekiyor. Birileri suç işliyor diye bütün vatandaşların gözetlenmesi meşru veya yasal olamaz.

Ayrıca, meshnet suçlulara karşı oldukça bağışıklı bir sistem. Çünkü kamuya açık meshnet eşler arası işleyen bir internet sistemi. Çocuk pornosu dağıtmak isteyen biri bunu meshnette kolayca başaramaz. Bunun sebebi, suç unsuru oluşturan verileri başkalarıyla meshnette paylaşmanın tek yolunun, insanların bu verileri bilgisayarlarına indirmeyi veya meshnet üzerinden başka kullanıcılara aktarmayı kabul etmesidir.

Meshnetin çok sesli, yani çoğulcu demokrasiye dayanan yapısı halka açık ağlarda bu tür suiistimallere izin vermiyor. Meshnette suç unsuru oluşturan resim dağıtma şansınız, Sultanahmet meydanında insanlara istenmeyen muzır neşriyat dağıtma şansınız kadardır. İzin vermezler. Öte yandan internette maalesef çocuk pornosu bulunuyor. Bu durumda meshnet mi, yoksa internet mi daha güvenli oluyor?

İnterneti gözetleyen devletler interneti yok ettiler ama farkında değiller

Vatandaşın internetten bizi izinsiz dinleyen şirketlere ve devletlere cevabı acı oldu. Meshnet yaygınlaştıkça, insanlar artık özel hayatın gizliliğini koruyamayan güvenilmez bir ortam olan internetten kitleler halinde çıkıyor. Devlete “Sen mi bizi izinsiz dinliyor ve fişliyorsun?” diyen kullanıcılar telekom şirketlerinin; internet, teknoloji şirketlerinin ve devletin tekelinde olan interneti kullanmaktan vazgeçiyor.

ABD’de PRISM ve TrapWire, Türkiye’de TTNET Phorm ve FinFisher casus yazılım skandalları interneti bitirdi. İnsanlar internete olan güvenini hızla yitiriyor: Şirketler ve son kullanıcılar verilerini bulutta depolamak istemiyor. Bilgilerini başka ülkelerdeki sunucularda veri depolama imkanı sunan Amerikan şirketlerine emanet etmiyor.8 PRISM’in global bulut bilişim sektörüne zararının 180 milyar doları bulacağı tahmin ediliyor.

İnsanlar Google Drive, Dropbox, iCloud, iTunes vb. yerine, kapatılan Megaupload sitesinin kurucusu Kim Dotcom’un bulutta dosya depolama hizmeti veren yeni Mega hizmetini kullanıyor veya daha iyisi, özelini kendi harici hard disklerinde saklıyor.

Telekom sektörü vatandaşı gözetlemek için devletle işbirliği yapıyor

İnternette teknik takip skandalları, bulut bilişim hizmeti veren firmaların itibarını yerle bir etti. Eski ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) çalışanı Edward Snowden’in kamuoyu ile paylaştığı resmi gizli belgeler Google, Microsoft, Apple gibi firmaların kullanıcı bilgilerini istihbarat örgütleriyle ve diğer üçüncü taraflarla zorla veya gönüllü olarak paylaştığını ortaya koydu.

NSA’in teknoloji şirketleriyle anlaşarak bilgisayar işlemcilerine (CPU) “ispiyon çipleri” taktırdığı, Windows gibi işletim sistemlerine casus yazılımlar için bilerek güvenlik açığı eklediği ve şifreli güvenli internet iletişiminin halk arasında yaygınlaşmasını bilerek engellediği ortaya çıktı.10

VPN tek başına güvenli değil

Devletlerin internete isimsiz olarak girmeyi sağlayan VPN (özel sanal ağ) hizmetlerinin şifrelerini bile kırmaya başladığını öğrenen vatandaşlar internetten çıkma kararı almaya başladı. İnsanları ekonomik olarak sömürmek amacıyla interneti geçirmekte sakınca görmeyen tekelci firmalar ve devletler bu hatanın bedelini ağır ödüyorlar.

Her gün gittikçe daha fazla kişi internet yerine “meshnet” kullanıyor. Oysa günümüzde ekonomi internetteki online reklamlarla, internet TV’yle ve elbette ki e-ticaretle dönüyor. Internet Society’nin (İnternet Derneği, ISOC) dediği gibi, internete olan güvenin sarsılması, önce interneti ele geçirmek isteyen devletlerle şirketlerin işlerini bozacak, öncelikle onların ekonomik çıkarlarını zedeleyecek.2

Olayın yasal boyutuna gelince

Korsan Parti hareketinden Bilişim Avukatı Serhat Koç, Türkiye’de kişilerin internet erişimini başkalarına ücretsiz dağıtmasına ilişkin bir yasak olmadığını belirtiyor. Ticari olmayan internet paylaşımı hakkının içine üniversiteler ve Starbucks gibi kafelerde sunulan internet hizmeti de giriyor. Dediğimiz gibi TTNET ve diğer şirketlerin kullanım sözleşmelerine ekledikleri tartışmalı sınırlamalar haricinde, herkes modeminin şifresini kaldırarak internetini istediği kişiyle ücretsiz paylaşabilir.

İnternet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri MADDE 4 – (1) İnternet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri şunlardır: a) Konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici tedbirleri almak. b) İç IP Dağıtım Loglarını elektronik ortamda kendi sistemlerine kaydetmek.11

Telefon operatörleri gibi ticari amaçlı internet servis sağlayıcılar için kendileriyle ilgili maddelerde yazan daha ağır ve farklı yükümlülükler bulunuyor. Bu yükümlülüklerini yerine getirmediklerinde şirketlere idari para cezası şeklinde yaptırım uygulanıyor. İnterneti ücretsiz olarak başkalarıyla paylaşan kullanıcıların bahsedilen maddedeki yükümlülüklerini yerine getirmediklerinde hangi müeyyideler olduğu ise kanunda yazmıyor, yani müeyyide yok.

Peki internetini ücretsiz olarak paylaşan kişilere ne olabilir? 1- İnternet hizmetini aldığınız TTNET, vb. kurumlarla yaptığınız sözleşmelerde internetinizi paylaşmanız konusunda bir yasağınız olabilir. Bunun sonucu internet sözleşmesinin iptali ve hattın kapatılması olabilir, eğer fark ederlerse. 2- İnternetinizi paylaşmanız sonucu IP adresiniz üzerinden yasam içerik paylaşmak gibi çok sayıda suç işlenirse, suç işlenmesine yardım ve yataklık etmek gibi bir maddeye dayanarak suçlama yöneltebilirler.

Öte yandan meshnette bilgilerinizi paylaşmak için diğer kullanıcılarının işbirliği gerektiğinden sistem kendi oto kontrolünü (oto sansür değil!) yaratmış oluyor.

Meshnetin ücretli bir versiyonu Türkiye’de var

Türkiye’de ayda 25 TL’ye (?) ücretli meshnet kablosuz internet hizmeti veren bir şirket var. Bu şirket sizi arada Türk Telekom şirketi ve bu şirketin Türkiye’nin internet omurgasına çaktığı Phorm gibi casus yazılımlar olmadan doğrudan internete bağlıyor.3 Toknet kullanıcısı olduğunuzda, sıradan bir Wi-Fi modem ile Toknet sinyalinin olduğu her yerde düşük kaliteli de olsa kablosuz internete girebiliyorsunuz.

ODTÜ’ye ve diğer üniversitelere meshnet kursak?

Meshnet bilginin, örneğin e-kitap, film, müzik albümü, çizgi roman gibi dijital içeriğin son kullanıcıya ücretsiz ya da uygun maliyetlerle ulaşmasında gelecek vaat ediyor. İnsanlar fakir Gana’da yaptılar, iflas eden Yunanlılar Atina’da yaptılar.9 Amerikalılar hem fiziksel hem sanal meshnet geliştirdi ve üniversiteleri ücretsiz olarak güvenle birbirine bağlıyorlar. Biz çok zenginiz ya, telefona ve internete illa para vereceğiz. 


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *