Richard M. Stallman (RMS) Türkiye’deydi

Yazılım geliştiricisi ve özgür yazılım aktivisti Richard Matthew Stallman, Sabancı Üniversitesi MBA Kulübü’nün yoğun çabaları ve azimli çalışması neticesinde ve de Korsan Parti Hareketi’nin azımsanamayacak ölçüdeki desteği ile “Özgürlük Sohbetleri” başlıklı 3 konuşma yapmak üzere Türkiye’ye gelip misafirimiz oldu.

Etkinliklerimiz 27 Şubat ile 2 Mart tarihleri arasında, üç farklı konu, üç farklı üniversite ve iki farklı şehirde gerçekleşti.

Richard M. Stallman (nam-ı diğer RMS),  İstanbul Bilgi Üniversitesi santralİstanbul Yerleşkesi’ndeki Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde 27.02.2015 günü akşam saat 7’de  ilk konuşmasını gerçekleştirdi. “Özgür Dijital Toplum” başlıklı konuşmasının ardından da katılımcıların sorularını yanıtladı.

Bir sonraki gün olan 28.02.2015 günü öğleden sonra saat 2’de ise yine İstanbul’da ama bu sefer Sabancı Üniversitesi’nin Yönetim Bilimleri Fakültesi’nde “Telif Hakları ve Toplum” başlıklı ikinci konuşmasını gerçekleştirdi.

RMS, son olarak 02.03.2015  günü akşam saat 7’de ama bu sefer Ankara’da; Ankara Üniversitesi’nin Cebeci Yerleşkesi’ndeki
Ahmet Taner Kışlalı Sanat Evi’nde son konuşması olan” Özgür Yazılım ve Özgürlüğünüz” başlıklı konuşması ile bizlerle birlikte oldu. Etkinliğin bu ayağı aynı zamanda LaborComm 2015: 6. Uluslararası İşçi ve İletişim Konferansı kapsamında ön konferans olarak yer aldı.

Stallman’ın bu seferki Türkiye ziyareti ile de sınırlı kalmadı ve kendisi Sabancı Üniversitesi MBA Kulübü ve Korsan Parti Hareketi’nin destek ve sponsorluğu dışındaki etkinliklere de katıldı. Örneğin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji Binası Abdulkadir Noyan Konferans Salonu‘nda düzenlenen 11. BİLMÖK (Bilgisayar Mühendisliği Öğrencileri Kongresi ) Kongresi’nde 6 Mart 2015 Cuma günü saat 17:30’da “Özgür Yazılım Hareketi ve GNU/Linux İşletim Sistemi” hakkında bir sunum gerçekleştirdi.

Stallman’ın 2015 yılı içinde Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk konuşma olan Bilgi Üniversitesi’ndeki konuşmasını simultane Türkçe çeviri desteğiyle aşağıdaki bağlantıdan dinleyebilirsiniz.

Stallman bu konuşmasında genel olarak değindiği konuların başlıkları ve de yorumlarının özeti şu şekildeydi:

-> Kitap satın alma ve okuma servislerinin mahremiyete ya da diğer temel insan haklarına aykırı olma ihtimalleri bulunmaktadır:

Amazon kitap okuma ve satın alma hizmetleri zerinden kitap okuma etkinliğini büyük bir veritabanına ve insanlığın tamamına karşı bir casusluğa dönüştürüyor. SSCB’de bile yurttaşların kitaplara sahip olma hakkı varken Amazon’da böyle bir hak bulunmamaktadır. Amazon kitapların ve kitap okuma aktivitesinin başına gelmiş en kötü şeydir.

-> Okullarda gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerinde kullanılan ticari yazılımların temel insan haklarına aykırı ve özgürlüklerimizi ihlal eden özellikleri vardır.tall

Özgürlüğe ulaşmak için bazı şeylerden mahrum kalmayı göze almalısınız. Çaba göstermeden özgürlüğe kavuşamazsınız. Eğitim kurumlarında özgür yazılım kullanmadıkça sizden istenenleri yapmayacağınızı net bir şekilde belirtin ve sonuçlarına hazırlanın. Özgür yazılım konusunda en detaylı bilgi ve tüm özgür lisanslar hakkında bilgiler için gnu.org adresini ziyaret ediniz. Hiç bir zaman özgür olmayan yazılım üretmek için zaman ve emek harcamayın çünkü bu insanlığa karşı işleyebileceğiniz en büyük suçlardan biridir.

-> Dijital gözetim toplumu ve bunun karşısındaki Snowden gibi kamu ihbarcıların hareketlerinin demokrasi üzerindeki etkileri azımsanmayacak kadar çoktur.

Dijital gözetim sadece şirketler ya da devletler tarafından değil bizzat özgür olmayan yazılımlar vasıtasıyla da yapılabilir. Bizzat kullandığınız donanım ve yazılımlar zaten ilk kullanımlarından itibaren sizi dinliyor ve izliyor olabilirler. Bu kayıtları istendiğinde ve gerektiğinde ilgili devletlere aktarmak üzere bekletiyorlardır. Telefon ve internet şirketleri bunun en açık örneğidir. Trafik kameraları da bir benzeri olarak kullanılmaktadır. Plaka tanıyan bu kameraların birlikte kullanılmasıyla devletlerin ya da güç sahibi kimselerin karşı grupların ya da protestocuların istenmeyen hareketlerini engellemek amacı çok kolaylaşmaktadır. Özgür yazılım kullanıldığı zaman işte bu türden gözetim toplumu unsurlarının etkisi sıfıra inecektir ve demokrasiyi sabote eden bu tür dijital gözetim yazılım ve donanımları çalıştırılamayacaktır. İşte örneğin ABD’de sadece sırf bu dijital gözetimi gözler önüne serdi diye hapis yatan insanlar bulunmaktadır ki bu da esasen bunun ne kadar etik bir davranış olduğunu göstermektedir.

-> Sansür kavramı insan hakları ihlallerinin en önde gelenlerindendir.

Sansürleme hareketi en önemli insan haklarından olan düşünce ve ifadeyi açıklama özgürlüğünü engellemektedir. İfade özgürlüğü esasen her türden insanı, düşünceyi, peygamberi, başkanı, sizi ve beni eleştirmeyi, karşı çıkmayı ve de dalga geçmeyi içermektedir. Hrant Dink Türkiye-Ermeni toplumu açısından bu anlamda çok önemli bir isimdir. Kendisinin Fransa’da “Ermeni katliamı olmamıştır”, Türkiye’de ise “Ermeni katliamı vardır.” deme özgürlüğüne sahip olma isteğine burada vurgu yapmak isterim. İnsanlar her istedikleri görüşü savunmakta özgür olmalıdırlar.

-> Ticari yazılımların tekelci dosya formatlarının dijital toplumun özgürlüğüne aykırı yönlerine çok dikkat etmeliyiz.

İnsanlığın dijital kelepçelerinden diğer biri de data biçimleri yani dosya tipleridir. Çoğu ticari yazılım kullanıcı tarafından görülemeyen ve bilinmeyen, saklı, gizli bir dosya formatı ile çıktı vermektedirler. Böylelikle diğer şirketlerin programlarının bir daha o kullanıcı tarafından tercih edilmesini ve ortaya çıkan ürünün de belli oynatıcı ya da görüntücülere mahkum kalmasını sağlamaktadırlar. Bu da insanların kullandıkları yazılımlar ve ürettikleri dosya biçimleri üzerinden ticari programalara zorunlu bırakılması ve insanlığın kültürel mirasının tekel haline gelmesine neden olmasına neden olmaktadır. Gizli olmayan fakat mp3 gibi özgür yazılımların ve işletim sistemlerin gelişmesini ve özgür lisanslanmasını engelleyen ticari dosya biçimleri yerine dosyalarımızı ogg vorbis ya da flac dosya biçiminde üretmeliyiz.

-> Dosya paylaşım ve veri depolama hizmetleri özgür yazılım felsefesiyle uyuşmamaktadır.

Dosya paylaşım ve veri depolama hizmetleri özgür yazılım felsefesiyle uyuşmamaktadır. Çünkü bu tür “bulut bilişim” diye adlandırılan ve fakat dosyalarınızın tam olarak nerede, hangi şirkette ya da hangi devletin topraklarında ve dolayısıyla yetkisinde olduğunuzu bilmediğiniz sistemleri kullanmanız özgürlüğünüze ciddi zarar verecektir çünkü bu hizmetleri sunanlar ve de ilgili güç odakları ve devletler sizin dosyalarınıza her zaman için erişebilirler. Bu tür sistemleri mutlaka kullanmak zorundaysanız dosyalarınızı bir arşiv dosyası olarak tek bir dosya haline getirip sonra da ilgili yazılımlarla şifreleyip kriptoladıktan sonra bu tür servislere aktarınız ki dosyalarınızı sizden başkası okuyamasın ve görüntüleyemesin.

-> Sosyal medya sitelerinin dijital özgürlükleri ihlal eden pek çok özelliği bulunmaktadır.

Bu tür siteler asla gerçekte yaptıkları şeyleri size olduğu gibi söylemezler. Oysa ki büyük biraderin dijital gözetleme kulelerinden en büyüğü ve güçlüsü bunlardır. Özellikle de Facebook’u ele alabiliriz. Asla Facebook kullanmamanızı öneririm çünkü Facebook.co sitesini ziyaret etmediğiniz anda bile “like” butonu içeren diğer tüm siteleri dolaştığınız andaki tüm hareketlerinizde Facebook haberdar olmaya ve sizi izleyip gerekli yerlere tüm internet trafiğinizi raporlamaya devam etmektedir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir